BAŞA DÖN

Çalışmalarımızda dikkat ettiklerimiz

Blog'da daha önce bir kaç yazı da geçen çeviklik [1],[2] iş üretmemizi ciddi manada etkiliyor. Hızlı kararlar alıp, sıkı takipçisi olabiliyoruz. Ekip içinde nelere dikkat ettiğimize dair kısa bir eposta yazarken alttaki yazı ortaya çıktı. Nelere dikkat ediyoruz, nasıl çalışıyoruz? diye merak edenler için bir kaç ipucu içeriyor.

Projelerimiz kişiye bağımlı olarak gitmiyor, kişiler projelere bağımlı gidiyor. Yani her hangi birimiz herhangi bir projede modifikasyon / geliştirme yapabiliyoruz. Bu bakımdan, yeni bir ek kod yazmadan önce mutlaka ve mutlaka var olan iş parçacığı inceleniyor, mantıksız bile gelse o kodu yazan arkadaşın ne yapmak istediği / yaptığı analiz edildikten sonra geliştirme yapılıyor. Anlaşılmayan noktayı ilgili kişilere soruyoruz.

Yaptığımız çalışmaları önce kendimiz test ediyoruz. Bir link dahi koysak bu link çalışıyor mu çalışmıyormu kontrol ediyoruz. Kendi arkamızı başkasına toplatmamak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu konuda bazen kaçaklar olsa da günden güne daha iyiye gidiyoruz.

Çalışmalarımıza özen gösteriyoruz. Yaptığımız ufak bir iş dahi olsa, küçük bir pencereden değil, daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışıyoruz. İstenilen işi yapmaya başlamadan önce daha sonradan oluşabilecek ihtiyaçları göz önünde bulunduruyoruz.

Hiç değer atanmadığını bildiğimiz bir değişken dahi silerken düşünüyor, emin oluyoruz. Yapacağımız işle bir ilgisi yoksa hiç bir yeri ellemiyor, mıncıklamıyoruz. En iyi kod çalışan koddur felsefesini uyguluyoruz. Fakat bu görülen hataları not etmediğimiz ve ilgilisine bir iş (case) veya bir kod inceleme kalemi (code review) olarak dönmeyeceği anlamına gelmiyor.

Ayarların saklandığı dosyalara yeni değer (value) eklenmedikçe ne commit ediyor ne de push ediyoruz. Herkesin kendine göre db, url vb. gibi ayarları bulunuyor. Eski konfig değerlerine getirmek can sıktığı gibi ekstra uğraşmamız iş kaybına sebep oluyor.

İş takip sistemine ve kod versiyonlama & koruma sistemine (revision control) sonuna kadar bağlı kalıyoruz. İşlerimizi sistemden alıyor, sistem dışı gelenleri sisteme giriyor (takip.erkyazilim.com.tr) ve çalışmalarımızı oradan takip ediyoruz. Kodlarımızı düzenli olarak gönderiyor (push), gönderirken de ilgili iş kalemini (Case ID) veya açıklamasını eklemeyi ihmal etmiyoruz.  Aynı projede farklı kalemlerde uğraştığımızda herkes kendi kalemini gönderiyor (commit & push) ve bir çakışma varsa diğer parçalar ile birleştirmeye (pull & update & merge & push) erinmiyoruz.

Yaptığımız bir işte mutlaka ve mutlaka başka arkadaşın görüşünü alıyoruz. Tek başımıza karar vermeyip, bir birimizin tecrübelerinden faydalanıyoruz. XP denen şeye inanıyor, yeri geldiğinde diğer bir gözün ne kadar başarılı bir şekilde sorunları görüp kolayca çözdüğünü unutmuyoruz.

İşlerin her aşamasında anlamadığımız, takıldığımız konularda bir birimize soru sormaktan çekinmiyoruz. Hiç birimiz soru sorduğumuz için diğerine kızmıyor. Sadece zamanlaması kötü olduğunda üf püf ediyoruz ama mutlaka cevaplıyoruz. :)


Türkiye'nin İnovasyon Platformu - Acikinovasyon.com

Yaklaşık 4 ay önce geliştirme çalışmalarına başladığımız bir projeyi yayına almanın heyecanını yaşıyoruz. Saatlerce yapılan toplantılar, gidip gelen onlarca mail, excel listeleri derken nihayet mutlu sona ulaştık. Bir web projesi için son demek pek doğru değil sanırım. Özellikle Acikinovasyon.com için yenilikler de kaçınılmaz olacak.

Acikinovasyon.com, ürün ve hizmetleri ile ilgili inovasyon fikirleri, projeleri ve önerileri almak isteyen şirketlerle bu konular hakkında bilgi sahibi, ilgi duyan kişilerin buluştuğu bir platform.

Şirketlerin inovasyon çağrıları yayınlamasıyla başlayan süreç bireysel üyelerin fikir ve projelerini şirketlere bu platform üzerinden iletmesiyle devam ediyor. Çağrılara gönderilen fikirler, bireysel üyeler tarafından değerlendirilip, yorumlanarak en değerli proje ve fikri belirleme fırsatı bulunabiliyor. Şirket yetkilileri tarafından, gelen fikir ve projeler şirketin daha önceden belirlediği kriterler üzerinden puanlandırılarak, ödüllendirilmeye layık görülen proje ve fikirler belirleniyor.

Acikinovasyon.com’u dün itibariyle kapalı beta olarak yayına açtık. Site bir süre davetiye ile bireysel üye kabul ediyor. Bu blog içeriğine yorum yapanlara da davetiyeler bizim hediyemiz olsun :)

Erk Yazılım ekibi olarak proje sahibi genç arkadaşlarımızı tekrar tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Acikinovasyon.com ile ilgili gelişmeleri http://blog.acikinovasyon.com dan takip edebilirsiniz.


T.C. Cumhurbaşkanlığı Referans Yazısı

 


İyi bir B2B sitesi sene sonunda iyi bir ciro ve maksimum kârlılık demektir

Her projenin açılış süreçleri sıkıntılıdır. Hangi sektörde olursanız olun, üretimin sonuna gelen bir işin son virajı alması oldukça sancılı geçer. Aynı maratondaki gibi. Koşu uzundur ama son anda tökezleme, yapının iflas etmesi ihtimalleri her zaman bulunur. Bir noktadan sonra artık bacaklarınıza (daha doğrusu kaslarınıza) hükmedemez hale gelirsiniz, "bırak kendini şu boşluğa, salla ayaklarını" der içinizden bir ses ama gene de inat eder sona varmaya çalışırsınız. (*)

Uzunca bir süredir Exa'nın Bayikanalı isimli B2B sistemi ile uğraşıyoruz. Ana geliştirici olarak harcadığım emeği anlatmam çok zor. Bazı noktalarda kaslarımız zorlasa da 2009 Ağustos ayında başattığımız süreci geçtiğimiz hafta 150 kadar bayi özelinde beta sistemini devreye alarak son dönemece sokmuş olduk. Şimdiler de son düzlüğü bitirme derdindeyiz. Hedefimiz 1 Şubat (mesailer devam ediyor :)

Bayikanalı beta'da

Starbucks'ı anlatan kitaplarda, en önemli özelliklerinden birisinin "Her şeye azami önem verilmesi" olarak anlatırlar. Tezgah düzeninden, tezgah arkasındaki görevlilerin (baristalar) çalışma düzenine, menü levhalarından, şekerlere, karıştırma çubuklarından masalara kadar herşey üzerine titizce çalışılmış ve bir bütünlük ortaya konmuştur. Erkyazılım olarak ortaya koyduğumuz projelerde buna azami dikkat etmeye, mümkün olduğunca uygulamaların her köşesinin ince işlenmesine gayret ediyoruz. Hedefimiz kullanıcıların en güzel deneyimleri yaşayabilmeleri. "Böyle bir uygulamada bu da olabiliyormuymuş?" dedirtebilmek, işte güzel olan o.

Bayikanalında ince ayrıntıya dikkat etme özelliğimizi zirveye taşımaya çalıştık. Müşterimizin diğer bir işte çalıştığı bir yazılım firmasından "ince işçilik yapmışlar, iyi çalışmışlar" övgüsü bizi mutlu etti ama itiraf etmeliyim sektörün önde gelen firmalarından Exa ailesine en üst seviyede gelen tebrikler ve takdirler ayrı bir gururlanmamıza sebep oldu, demek doğru yoldayız.

(*) Evet, bir zamanlar koşmuştum


Grup satın alma girişimleri üzerine notlar.

Geçtiğimiz perşembe uzunca süredir katılmaya niyet edip de bir türlü katılmayı beceremediğim Etohum toplantılarından birisine katılabildim (kısmet bugüneymiş). Özellikle son 6 ayın en popüler konularından grup satın alma girişimleri ile ilgili, dışarıdan değil direk yetkili ağızlardan (ortak, genel müdür seviyesinde 1.ağız) şaşırtıcı şeyler duyduk.

Katılımcı firmaların enaz birkaçını duyduğunuzu tahmin ediyorum: GrupfoniMarkaponGrupanyaGrupçaEkoloni,ŞehirFırsatı (oturma düzenine göre). Konuşmalar devam ederken elimden geldiğince Twitter üzerinden not almaya çalıştım,bir nevi canlı yayın olmuş oldu. Aşağıdaki notların bir kısmı bunlardan bir kısmı akılda kalanlardan. Bazı ifadeler sorulan sorulara 1 konuşmacının cevap vermesi ile alınmış bilgiler olsa da diğerleri itiraz etmediği için genelleme olarak kabul edilebilir diye düşünüyorum.

Rakibin dayanılmaz cazibesi
"Rakibin dayanılmaz cazibesi",
Konuşan Ekoloni'den Elbruz Erdoğan, merakla eğilenler, Grupfoni'den Burak Hatipoğlu ile Markapon'dan Can Turanlı

Grup satın almalardaki kârlılık ve işin basitliği şaşırtmadı desem  yalan olur. Normal bir eticaret operasyonunda %5-15 arası değişen kâr marjlarından bahsedilebilir ki bu oranlar rekabet dolayısı ile kolay kolay 2 haneli rakamları görmezler. Özellikle ŞehirFırsatı'nın abisi Groupon'un dünya genelinde %50 kâr ile satış yaptığını duymak, Şehirfırsatı için de kâr oranlarının benzer olduğunu düşünmemize sebep oldu. Buna birde şirketin müşteriye %50 den az fayda sağlıyorsa çalışmayız felsefesini ekleyince ortaya ürün sahibinin %25 gibi bir rakama razı olduğu bilgisi çıkıyor ki normalde 100 liralık bir malı kampanya ile 25 liraya vermeye razı olduğu gerçeği çıkıyor. Düz mantık bakarsak, aracı firmanın eline geçen net rakam ürün sahibine denk veya daha fazla.

Diğer şaşırtıcı bilgi ise çalışılan firmaların %80 gibi bir oranda tekrar çalışmak istedikleri, bu oranın dışarıda %95'lere çıktığı. Hiç bir firmanın tam kapasite iş yapmadığı gerçeği ile, o boşlukların grup satınalmalar ile iyi doldurulduğuna delil sayabiliriz. Firmaların rakamsal olarak bu kadar indirim yapmalarına rağmen, tekrar çalışmayı arzu etmeleri memnun olduklarını gösteriyor. Bu durumda herkes mutlu demektir. Satan, alan, aracı olan :) Aracı olarak Grupanya, müşterilerine 8 milyon TL'lik avantaj sağladıklarını belirtti, varın gerisini siz hesaplayın.

Rakamlara gelmişken, firmaların hemen hepsi (grupça'yı unuttum) 20 kişi üstünde personele sahipler, yazılımlarını (herkesin ortak fikri, yazılımın değil, operasyonun "iş" olduğu) genelde kendileri yapıyorlar (ŞF, yurtdışı merkezden besleniyormuş) ve gene ŞF dışındakiler faturayı kesip postalıyorlar. ŞF modelinde ise faturayı ürünü veren kesiyor. (Kredi kartı çekimlerini nasıl finansallaştırıyorlar sorusununun cevabını bilemiyorum. Ya ben olayı yanlış anladım, yada komisyon kesimi vs. ile yolu bulmuşlar). Sadece masadaki 6 firmanın personel sayısı 150 civarında ve diğer oyuncuları katarsak 200 kişi grup satın alma girişimlerinde çalışıyor. Yeni oyuncularla birlikte 230 diyelim.

Hemen herkes İstanbul-Ankara-İzmir üçlüsünde yer almış (yada almak üzere) ve genelde İlgi, bu üç şehir dışında Antalya, Eskişehir ve Bursa üstüne. Grupfoni'nin 40 şehirde şehire özel hizmet verme planı varmış. Grupfoni'nin ortağı ve genel müdürü Burak Hatipoğlu'na göre her şehir kendi özel fırsatını barındırıyor ve potansiyeli var. Anadolu şehri olup mekanın az olması gibi bir çekinceleri bulunmuyor. Bu sebepten hedefe ulaşmaya çalışacaklar. Diğerleri de takip edecektir büyük ihtimal. Bu kadar yayılım sağlayabilecek firma sayısı 2-3'ü geçmeyebilir. (Operasyon olarak ciddi bir yük)

Firmalar genelde mekan bazlı (gerçek dünya) ve hizmet tabanlı satışlar yapsalar da, online dünyaya da kapalı olmadıklarının sinyallerini verdiler. Ekoloni gibi halihazırda eticaret sitelerinde kampanya yapanlar mevcut. Markapon ve Grupfoni kardeş firmaları ile zaten çalışıyorlar (Gittigidiyor ve Markafoni) Burak Hatipoğlu'nun da belirttiği gibi "eticaret sitelerindeki bir kampanya şehir sınırını aşıp ülkeye hitap ettiği için yayılım adına oldukça etkili olur." Tabii buradaki kâr marjı, yukarıdaki oranların yanına biraz zor yaklaşır gibi.

Beni şaşırtan diğer bir husus henüz hiçbir oyuncunun kredi kartı dışında operasyona girmemiş olması oldu. Satılan ürünlerin bir çoğunda rakam aralıkları mobil ödemeye uygun olmasına rağmen henüz bir adım yok. Grupfoni yurtdışı ortağının Hindistan tarafından kapıda ödeme modeli ile çalıştığını söyledi, kendileri bunu uygular mı henüz netbirşey yok. Kargo firmalarımız bu konuda epey başarılılar, daha az kâr edenler yapabiliyor. Şehirfırsatı, kredi kartı dışında bir model üstünde çalıştıklarını yasal süreci bekledikleri gibi birşey dedi ama tam anlayamadım. Gerçi ŞF'nin adwords reklamlarında %90 indirimli benzin reklamının, Groupon sitelerinden (Citydeal sitelerinden biri de olabilir) birisinde yapılan benzin kampanyasına atıfta bulunulduğunu söylemesini de çok anlamamıştım zaten. Bu reklam beni kendilerinden soğutmuştu açıkcası.

Mobil uygulamalara henüz sıcak bakılmıyor. Geri dönüşün yeterli olmayacağı gibi bir önyargı hakim denebilir. Fayda görülürse girilir ama henüz SMS ile kupon dağıtımı bile yapılmıyor olması mobil tarafın biraz daha bekleyeceği anlamına geliyor.

Tüm girişimcilerin ortak olduğu bazı maddeler vardı, bunların başında "grup satın alma" modelinin oldukça başarılı olduğu ve sektöre yeni oyuncuların girebileceği (kesinlikle), pastada yer olduğu geliyor. Gene diğer bir ortak nokta, kitle modele sadık ama siteye sadık değil.  Başka bir kampanya sitesi iyi birşey sunarsa ona direk gidebiliyorlar ve buna etkileyen şeylerden birisi  almak istedikleri ama maliyetten çekindikleri özel ürünler verildiğinde fırsatı (yemek, masaj, epilasyon vb) kaçırmama eğilimi. Epilasyon demişken, tüm konuşmacılar "Türkiye'nin kıl sorununu çözdüklerinibelirttiler. Grupanya'dan Alemşah Öztürk'ün esprili yaklaşımı ile bir yıllık randevuların dolmuş olması lazım, bu da millet olarak kıl sorunu olmamızın direk bir sonucu herhalde.

Not : Bu yazı, aynı zamanda kişisel bloğum olan http://www.kendimenotlar.com'da da yayınlanmıştır.